Coisas Pequenas
Asil Ergüner
Keşke herşey eskisi gibi kalabilse, saf olabilse
Mesela 1933 baharındaki fotoğrafı İzmir’in
2010’da da aynı kalabilse, faytonların dolaştığı
Palmiyeler kenti olsa yeniden Beyrut gibi
-
Trafik problemi olmadan İstanbul’da gezmek
Geçmişse gidip, geçmişle yaşamak gibi
Seni, sende hissetmek, seni sende özlemek
1925 Lizbon’unda surf yapmak gibi
Derinliklere nazır okyanus kıyılarında
-
Coisas pequenas koyacağım adını bu yazının
Çünkü küçük şeyler koysam gizemsiz
Little things desem özenti olacağım.
En iyisi kendimi serin sularına bırakmak ve
Sırtüstü Madeira’ya kadar yüzebilmek
Hayalleriyle avuttuğum ülkenin dili dedim.
-
Küçük şeyler evet, mesela bir fotoğraf.
Biliyor musun iki tane önemli belge varmış tarihte.
Biri yazılar, diğeri de yakın tarihte çekilen
Siyah, beyaz ve hatta grimsi fotoğraflar…
-
Şanzelize’de fotoğrafımız olmadı, olmayacak
Sen uzaklaşalı dört sene oldu yuvadan
Ama Atina’da seni yazdım, senden habersiz.
Bu tarihe geçer mi bilmem ama avuttu beni.
-
En sevdiğim şarkımı yanıma alıp gidiyorum.
Yine senden habersiz, senden çaresiz
Bu sefer neresi olur bilmiyorum,
Belki Gothenburg belki şairler şehri Porto,
(Şarap ne giderdi şu an, ah bi de yağmur olmasa)
Seni de oraya götüreceğim, emin ol;
-
En kötümser ihtimalle müziğimin başladığı yerdesin
En karamsar halinle kahkalara bedel,
En suratsız anında cümlelere,
En güzel halinle çarpıntılarıma değersin kalbimin.
-
Ve ben en kötü ihtimalle yanına geleceğim.
-
Tıpkı 1925 Lizbon’undan 1933 İzmir’ine gelir gibi
Sekiz sene, Akdeniz’de dolanmak
Batısından doğusuna…
Tıpkı nefes almak gibi
Bir ömür, bu bedende
Aşkından ızdırabına kadar…
15.10.2011

