HEYKEL, PARİS VE AŞK

Fatma Sibel Ağlamaz
28 Ekim 2011 01:23

RODİN VE CAMİLLE CLAUDEL: HEYKEL, PARİS VE AŞK

Loş bir odadayız. 1890’ ların sonu. Paris. Bir atölye. İçerisi mermer, kil ve kireç kokuyor. Yaşlı ve nasırlı ellerini şakaklarına dayamış bir adam, lacivert gözlü bir kadını düşünüyor. Gözlerinden belli belirsiz bir yaş, ünlü eseri La Baiser (Öpücük) üzerine düşüyor. Yarım, eksik ve boş hissediyor kendini. Halbuki O, arkasında taşa duygu katan bir özgünlük bırakmıştı. Ünlü ‘Düşünen Adam’ heykelinden Dante’nin İlahi Komedya’sından esinlendiği ‘Cehennem Kapıları’ eserine, Victor Hugo’yu bir kayaya anadan doğma şekillendirmesinden erotizm kokan öznel heykellere kadar pek çok çarpıcı çocuğu olmuştu. Ama hayır, eksikti işte! Her şey ,O 42 yaşındayken 17’sinde lacivert gözlü ,sonradan şizofren olacak bir kadınla tanışmasıyla başlamıştı. En az kendisi kadar dahi , ama daha cesur ve daha acı dolu yaşayan bir kadın. Rodin heykelle hayat üretirken, lacivert gözlü kadın ölüm üretebiliyordu. Ve Rodin, işte bu sebeple her lacivert kokulu düşte biraz daha yaşlanıyordu.

Bir kaç küçük not:
-Rodin’in okunması Roden şeklindedir
-Camille Claudel adlı filmde ve Anne Delbee-Bir Kadın adlı kitapta daha detay bilgiye ulaşabilirsiniz
-Cehennem Kapıları eseri 10 senede bitmiş,200 heykel içermektedir.
-“Taşın fazlasını alıyorum, geriye heykel kalıyor.”
-Michelangelo ile beraber dünyanın en iyi heykeltıraşlarından sayılır.